BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

24 Eylül, 2009

an itibariyle hiç yazasım yok follar. uzun sürede gelmeyebilir. siz beni beklemeyein yardırın. ben moduma girince döncem, bay.

15 Eylül, 2009

F(x) = (xq+1)/(q + 1)

O, önceden alışveriş ettiği ünlü mağazanın tertemiz vitrininin önünde, sanki vitrindeki mankenlerden biriymiş gibi, kollarını bağlayıp sağ dizini hafifçe kırıp beklerken, insanlar önünden geçerken, daha havaların soğumamasına rağmen esmer bir adam, geleneksel süsü verilmiş, aslında elektrikle çalışan bir makinede kavrulmuş kestane satarken, ya da komşu ailenin oğluyla üç aya kadar evlenecek olan temizlikçi kadın gövdesinin neredeyse tamamını dışarıya sarkıtmış camı silerken, sanki kör olmuş gibi hiçbir şey göremiyor, sanki ölmüş gibi hiçbir şey düşünemiyordu.


hayatımda ilk kez, word yazdığım bi cümleye çok uzun uyarısı verdi.

dolaba su koymamaya başladık. now it's offical. yaz bitmiştir beyler.

13 Eylül, 2009

Ready Steady Go

bu arada bundan sora yandaki müzük her pazartesi deişecek. takipleyin beendiğim müzükleri, follar, fols. eki.

12 Eylül, 2009

Kuantum Fiziğine Giriş

ben insanın hırslı olup olmadığını nerden anlarım biliyonuz mu follar? son kalan şeylere atlama hızıyla.
diyelimki yemek yeniyor. kola şişesinin içinde sadece 1 bardaklık kola kaldı. hırslı insan bardağını hemen bitir, anında son kalan kolanın hakimi olur. ulvi bi insandır bu. çünkü risk alır. o bardağını bitirdiği anda son kalan kolanın babayla meşk ettiğini görüp göt gibi kalma olasılığı vardır.
ama bizim ailede ne olur? son kalan kolayı kimse içmek istemez. Niye? ayıp olmasın diye. sanki babam lordlar kamarası üyesi. amık. o kolayı da kimse içmez. kalır öyle boynu bükük, gazı kaçar.
tespit insanı kişiliğimi konuşturdum gine.
esen kal fol.
NOT: bu örnek milyarlarca forma sokulabilir. örneğin mangoda son kalan kıyafet kadınlar arasında, tekel bayiiiiinde kalan son marlboro pakedi erkekler arasında dünya savaşı çıkmasına neden olabilir. çok fantastik.
yazımı şöle bi alıntıyla bitiriyim ki, kisi yok öle bitiriyim.
"üçüncü dünya savaşını bilemem ama dördüncü dünya savaşı taş ve sopalarla yapılacak"
albırt fakinginyıs aynstayn.

11 Eylül, 2009

bana çok değişik bişi olmaya başladı follar. (ayrıca bu 'follar' telifli bi kelime beleşe orda burda kullanmayın plis)
böle bazı şarkıları dinlerken bazı insanlar aklıma geliyo. o şarkı sonra o insanla özdeşleşiyo. şarkıyı dinlediğimde o insanı hatırlıyorum. böle salak bi sırıtış belirliyo suratımda. ben zaten bişiler hatırladığımda yüz ifadelerimi kontrol edemem. gülerim üzülürüm fln.
(ben böle teorik konuşuyorum ya, bayılıyorum halime, halbuki pek sevmem kendimi)

hazır müzük demişiken şunu da söyliyim ben müziksel olgunluğa (ne demekse) ulaştım artık. bazı dogmalar vardı kafamda müzikle ilgili, artık onlar da yıkıldı. mesela şu anda dinlediğiniz şarkıyı biri dinlese 'resmen pop lan bu' derdim. ama aslında bu şarkı gerçekten güzel.
ha bi de artık kesin. metallica tarihin en over-rated grubu. tamam iyiler hoşlar. ama abartmamak lazım.
ha bi de pink floyd herzaman her anda, muntazaman ve mütemadiyen güzel, mutteşem.

06 Eylül, 2009

tespit insanı olma özelliğimi kullanarak size bir hizmet daha sunuyorum.
efenim sıkı tutunun;


unutma isteği ile hız arasında doğru orantı vardır. yani unutma isteğimiz attıkça, hızımız da artar. tam tersi de doğru, dibine kadar yaşamak istediğimiz anlarda yavaşlarız.

tabi örneklemeden olmaz. şöyle ki;

dielimki sevgilinizle kavga ettiniz. her ruh sağlığına sahip insan bunu unutmak ister. o zaman noolur? el hareketlerimiz, konuşmamız hızlanır. ordan koşarak uzaklaşmak isteriz.

tabi tersi de doğrudur.


mesela sevgilinizle öpüşüyonuz. çok doğal. o anın hiç bitmemesini istersiniz. dudak ve el hareketleriniz yavaşlar. en yüksek doyuma ulaşmak için yavaşlarsınız.


fizik ve psikolojinin kesiştiği bu kavşak hakkında sizi aydınlatmak çokoştu follar.

bidaaki tespitte görüşmek üzere.


04 Eylül, 2009

yeni kuşak türk yönetmenlere burdan seslenmek istiyorum: lütfen slow motion'ı tadında kullanın, tadınızı kaçırırım.
efenim slow motionda her türlü sahne zaten sanki çok anlamlıymış çok duygusalmış gibi gözükür. yani slow motion kullanmak filme bişi katmaz önemli olan duyguyu farklı ayrıntılarla vermektir. yani yoksa 30 dakkalık kısa filmi yavaşlatıp yavaşlatıp 90 dakkalık feature lenght film yapıp salonlara dağıtmak büyük bi yönetmenlik gösterisi değil.
türk izleyicisine de söyliyim burdan. prim vermeyin böyle filmlere, beyenmeyin lütfen. sinemada slow motion sınırını tarantino belirledi. bu sınırdan fazlası hıncaldır, uluçtur.
alında türk sinemasının dogma 95 gibi işlevsel olmayan ama sarsıcı bi manifestoya ihtiyacı ver ama nesse. lan türev gibi türünün en iğrenç örneği olan bi film türk sinemasında nedense 'tek'. bu muyuz lan biz?
ha bi de türk sinemasının çok iyi senaristlere ihtiyacı var. öyle bi film endüstrisi düşünün ki en iyi senaryoları yönetmenler yazıyor. kısa zamanda senaryo tekniğini bilen senaristler lazım bize. yetiştirme aralığında da oyun yazarları ve romancılar bu boşluğu doldurmak için seferber olabilirler.
bi de lütfen yeni trend sinemaya da sıçramasın, sinemalar yerli roman uyarlamalarıyla dolmasın. aşk-ı memnu gibi über bi romanı bile bok ettiniz lan. lan lan nese ben bişi demiyom.

ahanın da bu adam benim ilahım. bu adamın boynuna atlayıp kokulu kokulu öpmek (!) istiyorum, doyasıya sarılmak istiyorum. bu adam benim için çok farklı lan. bi isa bi de bu. gerçekten çok seviyorum ben bu adamı. gerçek hayatta görsem hüngür hüngür ağlardım heralde şaşkınlıktan.

















ismini söylemiycem bu sefer. bilen bilsin. ha şunu da söyliyim; bu adamı seveni koşulsuz şartsız ben de severim. kalbimdeki yeri hazırdır yani.

02 Eylül, 2009




























bu adam ian curtis. tanımayanınız vardır. joy division die bi grubun vokali. ydi. 23 yaşında kendini asana kadar.
bu adamın bakışlarında, sesinde, duruşunda falan bi deişiklik var. diğer homo sapiensler gibi sıradan değil o. hayır hiç değil.
syd barrett'la birlikte bu adam benim kafamdaki 'şeytan tüyü' kavramını oluşturmuştur. ian'ın gözlerine baktıkça bakası gelio insanın.


aha da bu da olay syd fotosu.



































bu adam see emily play'i yazıp bestelemiş lan! nası bişeysin sen öyle.