BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

04 Eylül, 2009

yeni kuşak türk yönetmenlere burdan seslenmek istiyorum: lütfen slow motion'ı tadında kullanın, tadınızı kaçırırım.
efenim slow motionda her türlü sahne zaten sanki çok anlamlıymış çok duygusalmış gibi gözükür. yani slow motion kullanmak filme bişi katmaz önemli olan duyguyu farklı ayrıntılarla vermektir. yani yoksa 30 dakkalık kısa filmi yavaşlatıp yavaşlatıp 90 dakkalık feature lenght film yapıp salonlara dağıtmak büyük bi yönetmenlik gösterisi değil.
türk izleyicisine de söyliyim burdan. prim vermeyin böyle filmlere, beyenmeyin lütfen. sinemada slow motion sınırını tarantino belirledi. bu sınırdan fazlası hıncaldır, uluçtur.
alında türk sinemasının dogma 95 gibi işlevsel olmayan ama sarsıcı bi manifestoya ihtiyacı ver ama nesse. lan türev gibi türünün en iğrenç örneği olan bi film türk sinemasında nedense 'tek'. bu muyuz lan biz?
ha bi de türk sinemasının çok iyi senaristlere ihtiyacı var. öyle bi film endüstrisi düşünün ki en iyi senaryoları yönetmenler yazıyor. kısa zamanda senaryo tekniğini bilen senaristler lazım bize. yetiştirme aralığında da oyun yazarları ve romancılar bu boşluğu doldurmak için seferber olabilirler.
bi de lütfen yeni trend sinemaya da sıçramasın, sinemalar yerli roman uyarlamalarıyla dolmasın. aşk-ı memnu gibi über bi romanı bile bok ettiniz lan. lan lan nese ben bişi demiyom.

0 yorum: